Fethullah Gülen ile Türkiye'de Darbe Girişimi Gerçek mi?

Fethullah Gülen Kimdir?


Fethullah Gülen, hayatı boyunca Türkiye'de birçok şehir ve camilerde görev yapmış, cami kürsülerinde çokça sohbetler yapmış bir liderdir. Kendisi hizmet hareketi adı altında aktif bir şekilde kısa sürede kendisine çok sevgi besleyen kişilerle birlikte, onlarca ülkede yüzlerce okullar açmış ve eğitimler vermeye devam etmektedir. Bu yapılanma ile, sadece Türkiye'de değil diğer ülkelerde de ticarette iyi yerlere gelmişlerdir. Gerek basın ile ilgili televizyon kanalları ve çeşitli gazetelerde de aktif çalışmaktadır. Bir çok şirketi, holdingleri, tv kanalları, gazeteleri olan bu hareket, bugün belli bir güce ulaşmıştır. Fethullah Gülen, hizmet hareketi ya da gönüllüler hareketi diyerek adlandırdığı bu hareket, 1990 lı yıllardan itibaren gerçek amacından, dine ya da insanlığa hizmet görevinden maalesef hızla uzaklaşmıştır. Son yıllarda Türkiye'de yıkıcı sarsıntıların meydana gelmesi hatta 15 Temmuz 2016 yılındaki askeri darbe girişimi ile tüm gözler Fethullah Gülen'e tekrar çevrildi. Acaba Türkiye'deki darbe girişiminde Fethullah Gülen'in desteği var mı yoksa bizzat kendisi mi bunu gerçekleştirdi tartışılıyor.



1970 li yıllarda hizmet hareketine başlayan ve Bediüzzaman'ın görevini devam ettirme felsefesinden ilham alan, Bediüzzamandan sonra bu görevin kendine verildiğini, görevi bundan sonra kendisinin devam ettireceğini iddia eden Gülen, bu iman hizmetini üstlenmiştir. Yıllar geçtikçe önemli ölçüde popülaritesi artan Fethullah Gülen'in en önemli hedeflerinden biri dünyayı fethetmekti. Cami kürsülerinden veya normal olarak yaptığı etkili konuşmaları, insanı derinden etkileyebilen sohbetleri, onu çok seven kişiler tarafından kasetlerle zamanında büyük bir aşkla dinleniyordu.




Fethullah Gülen



 Dünyaya yayılmak, ele geçirmek, fethetmek hatta dünyaya hükmetme isteğini açıkça dile getirmiştir. Hatta ve hatta Fethullah Gülen, Rusya'nın çöküşü ile birlikte bizzat cami kürsülerinden şöyle seslenmiştir: "Allah Rusyayı yerle bir etti. Kardeşlerim hazırlanın! Çok kısa bir zamanda Amerika da yerle bir olacak, yakında dünyanın fatihleri siz ve bizler olacağız. Dişinizi sıkın beş on senemiz kaldı." 1997 yılının sonlarına doğru Amerika'ya gittiğinde ise sözlerinin bu bölümleri kısa sürede silinip imha edilmiştir. Kedisini Bediüzzamandan sonra onun yerine geçtiğini ve bu kutsal görevi kendisinin devam ettireceğini, görevin kendisine verildiğini sohbetlerinde açıklamıştır. 




Daha ileri gidecek olursak Fethullah Gülen'in en yakın çevresinde olan kişiler onun her sözü karşısında tam bir teslimiyet gösteriyorlardı. O, en yakın çevresinden başlayarak dünyayı fethettiğinde dünyadaki bir kısım ülkeleri de yanındaki cemaat ve bazı arkadaşlarına hediye edeceği sözünü veriyordu. Bu şekilde bu hareketin kendi içerisinde hizmet ve fetih için büyük bir inanç ve motivasyon oluşuyordu.  





O dönemlerde anadolunun temiz insanları Fethullah Gülen'in sohbetlerinden etkileniyor ve seviyorlardı. Onu dinlemek için can atanlar olduğu gibi sohbetlerini canlı olarak seyretmek isteyen insanlardan kendilerine hizmet etmeleri talep edilip bu sohbetlere getiriliyordu. Tabi o zamanlar televizyonların bu kadar yaygın olmadığını da düşünmek gerekir. 




Yine o yıllarda bu harekete katılmış olan bir kısım insanlar rüyalarında Hz. Peygamberi(S.A.V.) ve Bediüzzamanı görmüşler ve rüyalarında kendilerine Fethullah Gülen'in bizim yolumuzdan gitmediğini onun doğru yolda olmadığını belirterek ikazlar almışlardır. Görülen bu rüyalar bayağı artmış ve konuşulmaya başlanmıştır. Bu olay gerçek yaşanmış bir hadise olarak bizzat Fethullah Gülen'i çok iyi tanıyan onun yanında ve ona en az 25 yıl boyunca hizmet etmiş tecrübeli liderleri tarafından itiraf edilmektedir. Belki bugün bu yapılanma içerisinde olan sonraki nesiller için bilinmeyen ve duyulmayan bir konu olarak kalmaya devam etmektedir.



Fethullah Gülen ve ona inananları yıllarca bu hizmeti sürdürmüşler, çalışmışlar ve Türkiye'de en iyi mevkilere gelebilmişlerdir. Fakat bugün ise bu birlikten kopmalar devam etmektedir. Yıllarca hizmet içerisinde bulunan bu insanlar sizce neden ayrılıyor? Yıllarca bu ailede kalmış, emirler almış, hizmet etmiş kişiler özellikle son yıllarda artmıştır. Cemaatten ayrılan bazı isimleri hatırlayacak olursak aşağıda bunlardan bazılarını belirttik. Bu vatansever insanlar yıllarca bu yapılanma içerisinde hizmet etmiş ve kendi kararları ile uygun bir zamanda ayrıldılar. 



Latif Erdoğan
  Latif Erdoğan




İşte Cemaatten Ayrılan Bazı Kişilerin İsimleri. Kimler, Hangi İsimler Cemaatten Ayrıldı?




TAMER BARIŞ TERKEŞLİ, 
Prof. Dr. AHMET KELEŞ, 
LATİF ERDOĞAN, 
MUSTAFA AYDIN, 
İş Adamı ÖMER GÜLAY, 
NURETTİN VEREN,
HAYATİ KÜÇÜK,
Polis ALİ BAYRAM,
METİN GÜNDOĞDU,
KEMALETTİN ÖZDEMİR,
HÜSEYİN GÜLERCE,


Gibi isimler bir zamanlar örgütün içerisinde yıllarca emek verip çalışmalar yapmıştır. Fethullah Gülen'in çok yakınında yıllarca bulunmuş tecrübe edinmiş ve onu çok iyi tanımışlardır. Onun gerçek yapısının nasıl olduğunu, nasıl biri olduğunu, kişiliğini, amacını, acımasız oluşunu iyi bilmektedirler. Fakat daha sonra yapının kötü gidişini, yanlış ve kirli amaçlar için çalıştığını fark edince ayrılıp uzaklaşmışlardır. Kendi dönmelerinde çıkıp konuşamamış, kendilerine göre uygun zamanı beklemişlerdir. Çünkü o zamanlar paralelciler, devlettin her hassas ve güçlü organında yuvalanmışlardı. Bu iyi niyetli kişilerin gerçekleri anlatmaları karşısında harekete geçip onları içeri almaları kolaydı onlara göre. Latif Erdoğan, Ahmet Keleş, Hüseyin Gülerce gibi isimlerin çok önemli açıklamaları internette mevcuttur. Bu kişilerin konuşmalarını dinleyerek Fethullah Gülen hakkında gerçek bilgi sahibi olabilirsiniz. Çünkü en az 25 yıllık tecrübeleri ile cemaatin yapısını ve Fethullah Gülen'i çok yakından tanıyan isimlerdir.




 Yukarıda listede geçen isimlerin kripto cemaatçi olmadıklarını belirtmekte fayda var. Peki nedir bu kripto cemaatçi dersek.





Kripto cemaatçi nedir? Kripto cemaatçi kimdir?
Kripto cemaatçi demek, aslında bizzat cemaat içinde olan fakat belli yıllardan itibaren cemaatten ayrılmış gibi görünen cemaatçi kişilerdir. Bu kişiler görevlerini kamuda ya da farklı yerlerde devam ettirirler. Birbirleri ile gerektiğinde irtibat kurabilirler.



Yıllar geçtikçe amaçlarından hızla uzaklaşan bu yapı, karanlıklar içinde kaldı. Birbirleri de dahil devlette iyi yerlerde olan bir çok kişiyi gizlice dinlediler, kendilerine karşı tehdit gördükleri kişilere kumpas kasetler hazırlayıp onları tehdit ettiler ve kendi çıkarlarına hizmet etmelerini sağladılar. 


Yapının diğer bir özelliği ise devletin önemli merkezlerini ele geçireceklerse kesinlikle kendilerinden olmayanları görevlerinden uzaklaştırmaktır. Bunu da başarılı bir şekilde uygulamışlardır. 



Çok geç de olsa klonlanmış kirli paralel devlet yapılanmasının tüm çirkinlikleri ortaya çıkıyor. Geçmişte yaşanmış suikastlerden bir çok kirli işler artık daha hızlı gün yüzüne çıkıyor. Gerçekler yeni yeni anlaşılıyor. 



Hrant Dink, Necip Hablemitoğlu, Muhsin Yazıcıoğlu, TÜBİTAK'ta çalışan gençlerin intiharı gibi cinayetlerde hatta gezi olayları, Baykal kaset iftiraları gibi olayların arkasında fetö terör yapılanması olsa da diğer pek çok isimsiz cinayetlerin altından da fetö yapılanmasının çıkabileceği ihtimal dahilindedir.



Geçmişte yaşanan Türkiye'deki kirli darbe girişimlerinde bile bu yapının içinde olduğu da bir gerçek. Ortaya çıkarılan tüm deliller, bu kirli yapılanmayı işaret etmektedir. Gülen, dün de bugün de yalan söylemekten hiç çekinmeyen biri olduğu da iddia edilmektedir. Konuyla ilgili Turgut Özal ise zamanında Gülen hakkında "Rahatlıkla yalan söyleyebiliyor." demiştir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Evlenemiyorum? Evlenmek İstiyorum Ama Olmuyor

Boyun düzleşmesi Nasıl Geçer? Boyun Düzleşmesinden Kurtulmak!

Nasa'nın Gizlediği Mavi Işık Projesi Nedir?