Türkiye'de Eğitim Sistemsizliği & İş Verenlerin Yüksek Beklentileri



iş ilanları


Türkiye'de Eğitim Sistemsizliği

Malum Türkiye'de çok ciddi eğitim sistemsizliği hakim. Bunun farkındayız. Eğitim sistemsizliğini eleştirmek için ne taraftan, hangi kısımdan başlayacağımızı da şaşırıyoruz. Çünkü fazlasıyla karmaşıklık, kurumlar arası iletişimsizlik ve çakışmalar da çoğu öğrencinin verim alamamasına neden oluyor. Buna delil olarak işsizliği ve yetişen verimsiz nesilleri örnek olarak gösterebiliriz. Elbette öğrencilerin kendileri ve bilim ile ilgilenmemeleri de buna delildir. Bu onların da tabi ki büyük hatasıdır. Ayrıca iş verenlerin okullar ve devlet arasındaki iletişimsizliği de, istedikleri gibi eleman bulamamalarının en önemli nedenleri arasında. İş verenler, bazı büyük beklentilerini nereye bildiriyor?


İş Verenlerin Yüksek Beklentileri

İnternetten iş ilanlarına baktığımızda gözümüz korkuyor. Çünkü iş verenlerin tam bir sayfa yazdıkları yüksek beklentileri sayesinde 'İlana Başvur' butonuna tıklayıp tıklamama konusunda insanların kararsız kalmalarına ve cesaret edememelerine neden oluyor. Ya da istemeyerek başvuruda bulunuyor. Mesela bunun aşılabilmesi için iş verenler, insana değer verip işe göre bir ya da üç aylık sıkı eğitimden geçirip, bu eğitim süreci içerisinde maaşı da kısarak istediği gibi eleman yetiştiremezler mi? Bunu yapmak çok zor olmasa gerek. Hatta bu uygulama ile iş veren, çalışanının işi öğrenmesini ve adapte olmasını hızlandırır.


işveren


İş verenlerin önemli beklentilerini sayacak olursak:

*En az 5 yıl deneyimli,
*Seyahat engeli olmayan,
*İnsan ilişkilerinde başarılı, ikna kabiliyeti çok yüksek,
*Güler yüzlü, dinamik, yorulmayan, canlı, sezgisel gücü çok yüksek,
*İngilizce,rusça,almanca,fransızca ve ispanyolca dillerini çok iyi derecede konuşabilen, yazabilen ve okuyabilen. En az dört yıl bu diller ile farklı departmanlarda çalışmış olmak,
*Analitik, matematik ve pnömatik düşünebilme yeteneği çok gelişmiş,
*Çok yoğun ve çok stresli iş temposuna ayak uydurabilen,
*Üç vardiyalı hatta 5 vardiyalı çalışacak,
*Tercihen anadolu yakasında veya avrupa yakasında ikamet eden,
*Çok esnek çalışma saatlerine ayak uydurabilen,
*SAP programında dört yıl deneyim sahibi,
*Oracle, mysql, DB2, Paradox veri tabanlarına hakim ve en az üç yıl çalışmış olmak,
.
.
.
.

                                2016 yılı açık iş ilanları için tıklayınız.



Tabi ki bir çok insan aşağıdaki gibi yayınlanmış gerçek bir iş ilanını arzu eder:

"Merhaba Arkadaşlar 
Kalıp imalatı yapan Firmamıza Teknik ressam, Solidworks bilen bir arkadaş alınacaktır. Ofiste yanımda yetiştirilecek ve teknik resimler ölçülendirmeler, oluşturacaktır. Kendini geliştirmek, Yetişmek isteyen arkadaşların benimle irtibata geçmesini bekliyorum.
DETAY CNC TEKNOLOJİLERİ PLASTİK VE METAL KALIP,MAKİNA SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
İkitelli Organize Sanayi Bolgesi Deposite İş Merkezi 
A5 Blok No:310 Basaksehir/İSTANBUL
www.detay-kalip.com  "
Kaynak: facebook


Yukarıdaki yayınlanmış iş ilanını incelediğimizde, iş verenin ciddi bir şekilde çalışanı ile ilgileneceğini, hatta çalışanını kendisinin yetiştireceğini belirtiyor. Zaten aslında olması gereken de bu değil midir? Siz yardımcı olursunuz iş veren olarak daha sonra çalışanın ilgisine göre süreç şekillenecektir. Siz iş veren olarak her şeyi ilk haftada çalışandan bekleyemezsiniz.  



Türkiye'de işsizlik



Türkiye'deki İşsizliğin Önemli Nedeni

Bugün Türkiye'de işsizliğin seviyesi elbetteki yüksektir. Türkiye olarak gelişmiş bir ülke olmak istiyorsak tüm mühendisler, yazılımcılar, doktorlar, teknisyenler, reklamcılar, öğretmenler, öğretim üyeleri, tüm doçent ve profesörlerin bilgi düzeylerinin gerekenden daha yüksek bir seviyede olması şarttır. Bu edindikleri bilgi ile çalışmaya devam etmeleri gerekir. Mesele varlık ve yokluk meselesi olduğu için bu seviyelere yükselmeye çalışan insanların, birbirleriyle basit ve kısır tartışmalara girmemeleri gerekir. Türk milletinin Japonlardan ya da Amerikalılardan bir farkı var mıdır? 




Türkiye'deki işsizliğin önemli nedeni günümüzdeki bilgi yığınının altında ezilmekten, teknolojiye ve bilgiye yetişememekten, öğrenilmesi gereken bilginin öğrenilememesi ya da yetersiz öğrenme ve uygulamada sorunlar bir de iş ahlakı yoksunluğundan kaynaklanıyor. Öğrenmemiz gereken çok fazla bilgi var. İnsanların öğrenmesi gerekli bilgileri kısa sürede tamamlaması için çok yoğun ve çok çalışmak gerekiyor. Bugün yapılması gereken çok önemli üç şey var:

1.Gerekli olan bilgileri öğrenmek,
2.Gerekli olan bilgileri iyi öğrenmek,
3.Gerekli bilgileri öğrenmek,

Bunlar halledildiğinde geriye fazla bir şey kalmayacaktır. Sadece verilen işin yapılması gerekiyor. Herhalde böylece iş verenler tarafından istenilen önemli vasıflar elde edilmiş olacaktır.



İşsizlik ve Tecrübe



İşsizliğin Nedeni Olarak 30 Yaş Sendromu ve Tecrübe

Klasik olarak iş verenlerin ilanlarında sürekli rastladığımız 30 yaş sınırı vardır. İş kur'a ait websitede, eğer 30 yaşın üstündeyseniz ilana başvuru yapamıyorsunuz. Ya da diğer özel iş bulma sitelerinde yaşınızdan dolayı ya da iş tecrübesizliğinizden dolayı ilanınız değerlendirilmiyor. 


Peki sizce bu uygulamanın ne kadar haklı bir gerekçesi olabilir? Sizce yasal mıdır ya da etik midir bu uygulama? Dikkat ederseniz emeklilik yaşı sürekli gündeme gelen önemli meseleler arasındadır. Emeklilik yaşı her zaman tartışma malzemesi yapılarak daha yukarı yaşlara çekilebileceğinden bahsediliyor. Hatta bizzat emeklilik yaşını, bir insanın çalışma yaşını devlet daha fazla uzatıyor. İnsanlar daha geç emekli ediliyor. 




Tecrübe ise diğer bir sorun olarak iş arayanların karşısına çıkıyor. Şunu da biliyoruz ki iş, işte öğrenilir. Bunun daha farklı bir yolu olamaz ki! İşi alıp eve götürüp evde bol bol çalışarak tecrübe edinemeyiz. Evde çok çalışarak uzman olabilmemiz çok sınırlıdır. İşte bu yüzden iş verenlerin her zaman insana değer verip belli bir süre deneme amaçlı insanları işe alıp değerlendirmelidirler. 








Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Evlenemiyorum? Evlenmek İstiyorum Ama Olmuyor

Boyun düzleşmesi Nasıl Geçer? Boyun Düzleşmesinden Kurtulmak!

Nasa'nın Gizlediği Mavi Işık Projesi Nedir?