Huzur ve Mutluluk Nerede Olabilir?

Mutluluk İnsan için Şarttır

çok mutsuzum

Huzur ile mutluluk hemen hemen birbirinin aynıdır. En basit tanımı kişinin kendisini mutlu hissetmesidir. Düşünün ki içinizde, ruhunuzda bir yanma, acı hissi, sürekli bir şekilde nedenli ya da nedensiz devam ediyor. Mutlu olabilmek için sizi alıp oldukça lüks ve manzaralı bir ev içerisine koysalar içinizdeki acı, feryat ve fırtınalar diner mi? Elbette hayır. Çünkü problem içimizde devam etmektedir ve bizi dış dünyadan adeta koparırcasına bize eziyet eden bu lanet his, bize engel olmaktadır. O zaman bu içimizde bulunan, resmen içimizi bir mesken haline getirmek isteyen bu güçlere karşı koyma zamanı gelmiştir ve geçiyor bile.


Zaten zehir zemberek bir dünya yaşamı yaşadığımız bu günlerde, insanların artık dünyaya sığmadığını, dünyanın her yerine ayak basmış, adeta her karışı istila etmiş ve birbirine de tahammül edemez hale geldiğini görüyoruz ne yazık ki. Kalabalıklaşan insanlar, beraberinde daha fazla mutsuzluk da getiriyor. İhtiyaçlar artıyor ve hayat hızlanıyor, yoğunluk artıyor. İş yükü de artıyor beraberinde.

Mutluluk, insanın içinde olmasını istediği ve kendisi için gerekli olan bir histir. Kendini oldukça ferah, hafif, stressiz, huzur dolu hissetmek istemesidir. Bu bence günümüzde bir insan için gerekli olan su, ekmek kadar önemli bir nimettir. Mutsuz ve huzursuz olan bir insan hiçbir yere sığmıyor. İşte, evde, sokaklarda kendini huzursuz hissetmesi, bir insan için tam bir cehennemdir. İnsanlar mutlu olabilmek için bir şeyler yapmak isterler. Fakat işin ilginç yanı, çalışan insanlar son derece yoğun oldukları için de bu fırsatı pek az bulabilirler.

mutlu olmak


Dünya hayatı denilen bu saçma mekanda insanların mutlu olabilmesi zordur. Çünkü insan denilen yaratık bu gezegene ait olmadığı için, bilinç altında bir özlem ve huzursuzluk yaşamaktadır. Sürekli daha rahat ve ruhuna, bedenine huzur verecek bir yaşama ihtiyaç duyar. Şimdi soralım isterseniz; Parası olup da hiç çalışmadığınızı düşünün. Böyle bir durumda ne yaparsınız? Gezip eğlenir misiniz? Belki de ömrümün sonuna kadar gezebilirim, önce ülkemin her yerine daha sonra da dünyanın her yerine giderim diyenleriniz olabilir. Emin misiniz?

Tabi ki şu da bir gerçektir ki insanoğlu çalışmayı sevmeyen bir varlıktır. Hele ki sevmeyerek ve mecburen yaptığı bir işi varsa sürekli mutsuzluk içerisindedir. Tabi ki böyle bir durumda hepimiz çalışmak zorunda olmadığımız his ile yaşamak isteriz ömür boyu. Dünya gerçekten sıkıcı ve bıktırıcı bir yerdir. Sürekli gece ve gündüzün birbirini hızlı bir şekilde kovaladığına, yapmak istediğimiz bazı işleri adeta hiç yetiştiremediğimize de şahit oluyoruz. Sürekli bir koşturmaca, sürekli bitmeyen gece ve gündüzün ardından günlük standart işler yeniden başlıyor ve bitiyor. Peki nereye kadar? Ne zamana kadar böyle gidecek? Artık yeter bitsin bu saçma dünya dediğiniz olmuştur belki de. Çünkü günler hiç bitmeyecek kadar fazla sayıdadır.


Mutlu Olabilmek İçin..
Mutlu olabilmek, kişinin yapısına da geçmişinde yaşadıklarına da, kendi kişisel sorunlarının olup olmadığına da bağlıdır. Düşünce yapısına, sağlıklı düşünüp düşünmediğine bağlıdır. Bir insanın ömrü sürecinde mutlu olabilmesi için belli çağının iyi değerlendirilmesi de çok önemlidir. Yani kişinin meslek hayatı. Belki yaptığımız işi sevmeyiz ya da sonradan da  nefret edebiliriz. Kişinin uğraşısından keyif alması oldukça önemli bir nimettir. İnsanın ben yaşamımda mutluyum diyebilmesi takdir edilir davranıştır. Çünkü insan ihtiyaçları sınırsız olduğu için dünyada mutlu olabilmesi çok zordur. Gerçek mutluluk için yalvarmalıyız. Bir şekilde kazanmak için tırmalamalıyız. Gerçek mutluluk dünyada gerçekten yok.



Biraz da Serotonin
Mutlu olabilmek. Aslında insanların geldikleri bu dünyada en çok aradıkları şeydir. Belki bilinçli belki de bilinçsiz bir şekilde aradıkları. Otomobili değiştirmek, telefonu, bilgisayarınızı, koltuklarınızı değiştirmek istemeniz, tamamen sizin bir arayış içerisinde olduğunuzun delilidir. Elbette bir gram mutluluk, huzur arıyorsunuz. Buna ihtiyacımız var. Tüm bu yaptıklarımız kar etmiyorsa eğer, sorunu serotonin hormonunda ve ruhi yapımızda aramakta fayda vardır. Hatta biyoenerjiden faydalanmamız, bunun için elimizden geleni yapmamız, araştırmamız gerekir. Çünkü ruh adeta bu dünyada bir hapis halindedir, dahası beden denilen kafes içerisinde adeta hapis hayatı yaşamaktadır. Çünkü dünya oldukça basit ve bereketsizdir. Bir şey anlayamazsınız. Her sabah ve akşam saçma bir sürat ile geçer ve gider.

Aslında çok gerekli ihtiyaçlarımız arasında olan bu nörotransmitter, kişiye mutluluk, canlılık veriyor. Eksikliğinde, depresif ve sıkılgan bir ruh hali, keyifsizlik yaşıyoruz.




  

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden Evlenemiyorum? Evlenmek İstiyorum Ama Olmuyor

Boyun düzleşmesi Nasıl Geçer? Boyun Düzleşmesinden Kurtulmak!

Nasa'nın Gizlediği Mavi Işık Projesi Nedir?